Dunya Turum

• 1/9/2009 - Kayseri Türkiye'yi uyutuyor [Bu yazıyı izle]

Kategori: Turkiyem
Türkiye'de üretilen yatağın yarısının Kayseri'de üretildiğini açıkandı

Mobilya Sanayicileri Derneği ile Kayseri Sanayi Odası Yatak ve Metal Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Nazif Türkoğlu, Türkiye'de üretilen yatağın yarısının Kayseri'de üretildiğini bildirdi.

Türkoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yatak sektörünün büyüklüğünün 20 milyar dolar civarında olduğunu belirterek, dünyadaki yatak üretiminin yüzde 40'ını yaylı, yüzde 45'ini sünger yatakların oluşturduğunu ifade etti. Türkoğlu, dünyada en fazla yatak üreten ve en fazla tüketen ülkeler arasında ABD, Çin ve Brezilya'nın ilk 3 sırada geldiğini kaydetti.

Yatak ithalatı yapan ülkeler arasında ilk 3 sırayı Almanya, Fransa ve ABD; ihracat yapan ülkeler arasında ise ilk 3 sırayı Polonya, Çin ve Belçika'nın aldığını dile getiren Türkoğlu, ihracat ve ithalat yapan ülkeler arasında Türkiye'nin ilk 10 sıralamasına girmediğine dikkati çekti.

Türkiye'de ise yatak sektörünün büyüklüğünün 1 milyar liraya ulaştığını vurgulayan Türkoğlu, şu bilgileri verdi:

''Türkiye'de yatak pazarının yüzde 95'ini yaylı, yüzde 5'ini sünger yataklar oluşturuyor. Türkiye'de yatak üretimi yapan 50-500 arasında işçi çalıştıran 25 firma var. Küçük işletmelerle birlikte bu sayı 400'e kadar çıkıyor. Yatak üreticilerinin yaptığı yatırımlar ise 40 bin dolar ile 40 milyon dolar arasında değişebiliyor. Bu tesisler, yıllık 7 milyon adet yatak üretme kapasitesine sahip. Bu kapasitenin tamamı kullanılmıyor ve yılda 4 milyon civarında yatak üretiliyor. Üretici iller arasında ilk sırayı Kayseri, İstanbul ve İzmir alıyor. Kayseri, yıllık 2 milyon civarında üretim ile toplam üretimin yarısını karşılıyor. Yıllık yatak ihracatı ise toplamda 46 milyon dolar civarında.''

Türkiye'de üretilen yatakların daha çok Avrupa ülkeleri ile Ortadoğu'ya satıldığını bildiren Türkoğlu, Türkiye'nin işgücü, enerji, hammadde ve coğrafi konum nedeniyle yatak üretimi için uygun bir merkez olduğunu ifade etti.

Yatak sektöründe bir takım eksiklerin de bulunduğunu kaydeden Türkoğlu, sektörün sorunlarını şöyle özetledi:

''Sektörde kayıt dışı ekonomi sorunu var. Çok büyük firmalar yatak üretebildiği gibi küçük işletmelerde de üretim yapılabiliyor. Ayrıca haksız rekabet sorunu yaşanıyor. Ar-Ge konusunda yeterli gelişme sağlanamadı. Tasarım konusunda halen eksiklerimiz mevcut. Uluslararası alanda tanıtımımızı yeterince yapamıyoruz. Bu da uluslararası alanda rekabet gücümüzü azaltıyor. Ayrıca, insanımız halen yatağın sağlık açısından önemi konusunda yeterli bilince sahip değil. İnsanlarımız aldıkları yatağı çok uzun yıllar kullanıyorlar. Fiziki açıdan sağlık sorunları yaşamalarına rağmen yataklarını yenileme ihtiyacı duymuyorlar. Yatağın sağlığa etkisi konusunda da yeterli bilincin oluşması gerekiyor.'

'http://www.haberturk.com/ekonomi/haber/168200-Kayseri-Turkiyeyi-uyutuyor.aspx

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 26/3/2008 - Safranbolu Evleri

Kategori: Turkiyem

 

Safranbolu Evleri, yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün günümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır. İlçe merkezinde 18. ve 19.yy. ile 20.yy. başlarında yapılmış yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Bu eserlerin 800 kadarı yasal koruma altındadır. Evler Safranbolu´nun iki ayrı kesiminde gruplanmış durumdadır. Birincisi “Şehir” diye bilinen ve kışlık olarak kullanılan kesim, ikincisi “Bağlar” diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesim.

 

Şehir, yönetim merkezinin bulunduğu Kale, alışveriş merkezinin bulunduğu Çarşı, evlerin bulunduğu Akçasu, Gümüş, Musalla, Kalealtı ve Tabakhane semtlerinden oluşmaktadır. Bu kesim iklimin olumsuz etkilerine karşı korunmuş, alçak rakımlı iki vadinin içindedir. Burada evler birbirine yakın, sokaklar dardır. Bağlar birkaç yüz metre daha yüksekte, hava akımlarına açık ve daha geniş araziler üzerindedir. Hemen hemen herkesin bir kışlık bir de yazlık evi vardır. Yöre halkı kışın şehirdeki evinde yaşar ve yazın havaların ısınmasıyla Bağlardaki yazlık evine göçer. Ancak “Çarşı” üretim ve ticaret hayatı yazın da aynen sürer.

Tüm evler kendilerine göre daha merkezi konumdaki kamu binalarına, dini yapılara ve anıt eserlere dönüktür. Hangi evden bakılırsa bakılsın manzara kapanmaz. Evlerin yakın plan cepheleri kör, uzak plan cepheleri açık ve birbirlerini izleyecek konumdadır.

Şehrin ortasında bulunan meydana yönelik yollar ve sokaklar tamamen arnavut kaldırımlıdır. Anıt eserlerin avluları ve meydanlar da arnavut kaldırımlıdır. Mevcut taş kaplama tarzı rutubeti en aza indiren, sel sularına karşı dayanıklı ve ağaç köklerinin yeterli su almasına uygun yapıdadır.

Safranbolu evinin boyutu ve biçimini belirleyen üç temel unsurdan söz edilebilir: Çok nüfuslu büyük aile yapısı, yağışlı iklim, kültürel ve maddi zenginlik. Bir ailede karı kocanın normal olarak iki ya da üç çocuğu vardır. Erkek evlat evlendirilince ona ayrı bir ev açılmaz, gelin aynı eve getirilir. Amcalar, yengeler, halalar ve torunlarında dahil olduğu aile hep birlikte bir evde yaşarlar. Evin kadınına işlerde yardım etmek amacıyla evlerin çoğunda evlatlık kız bulunur. Evlatlık kız evin kızı gibi görülür.

Kalabalık aile yapısının yanında evlerde harem-selamlık ayrımı vardır. Ailelerin sahip olduğu hayvanlar evin zemin katındaki ahırlarda barındırılır. Yağışlı iklim nedeniyle kapalı alan ihtiyacı da fazladır. İnsan ve hayvan yiyecekleri, yakacak odunlar hepsi evin uygun bölümlerinde muhafaza edilirler. İşte tüm bunların sonucu olarak Safranbolu evleri büyük hacimlidir.

Doğa-insan-ev; sokak-ev, sokak-çarşı ilişkileri son derece düzenli ve dengelidir. Çevreye olduğu kadar komşuya da saygı egemendir. Hiçbir ev diğerinin görünüşünü engellemez. Evlerin yapımında taş, kerpiç ahşap ve alaturka kiremit kullanılmıştır. Bahçeler sokaktan taş duvarlarla ayrılmıştır.

Din ve gelenekler evi dışarıya kapar, bu yüzden ev içi ve bahçeler yüksek duvarlarla ayrılmıştır, pencereler kafeslidir, kadın yabancı erkeğe görünmez. Bazen aynı evin içinde bile, kadınlar ve erkekler ayrı ayrı yaşarlar. Safranbolu´da selamlık ve harem olarak ikiye bölünmüş böyle evler vardır. Hacı Memişler Bağ evinde ve Kaymakamlar Evinde harem ve selamlık girişleri değişik katta iki ayrı sokaktan sağlanmıştır. Aile yaşantısını tedirgin etmeden kolay ulaşılabilen bir odası da selamlık olarak kullanılır. Selamlık odaları biraz daha özenlidir.

Evin girişinde zemin katta “hayat” vardır. Bu bölüm eğer taş kaplıysa “taşlık” adını alır. Burada ışık almayı sağlayan ahşap kafes “gliste” mevcuttur. Zemin katlarda ayrıca ahırlar, büyük kazan ocakları ve ambarlar bulunur.

Üst katlara ahşap ustalığının üstün örneklerini sergileyen merdivenlerle çıkılır. İkinci kat diğer katlara göre daha basıktır. Bu katta gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen bir mutfak bulunur. Gündelik yaşam orta katta geçer. Soğuk kış günlerinde bu katın ısıtılması daha kolay olur.

Üçüncü kat evlerde mükemmelliğe varılan noktadır. Bu katta tavanlar daha yüksektir. Odalara sekiz kenarlı bir çokgenden oluşan “sofa”nın daha kısa olan dört çapraz kenarından açılan kapılardan girilir. Odaların giriş kapıları köşelerdedir ve oda ile doğrudan teması kesen özel ahşap paravana düzeni bulunur. Odaların her biri bir çekirdek aileyi ya da bir aile yakının barındırabilecek tüm unsurlara sahip, bağımsız birim olarak tasarlanmıştır. Bu doğrultuda her odada ahşap dolapların (yüklük) içerisinde bugünün duş kabinlerini andıran gusülhaneler mevcuttur.

Safranbolu evlerindeki çıkmalar, evin dış görünümünü tek düzelikten kurtarır. Evlerin pencereleri çok özel biçimde tasarlanmış olup dar ve uzuncadır. Ahşap kanatlı pencerelerde ayrıca “muşabak” denilen kafesler bulunur.

Evlerde ısınma ocaklarla sağlanır. Ocaktan alınan közler mangala konarak taşınır. Katlar arasında zaman zaman tecrit malzemesi kullanılmış olsa da ahşap evlerde ısının muhafazası güçtür. Bu nedenle prensip mekanın değil insanın ısıtılmasıdır. Soba ise son dönemlerde kullanılmıştır.

Aydınlatma aracı gaz yağı lambasıdır. Son zamanlarda “lüks lamba” diye tanımlanan, daha büyük boyutlu ve daha fazla ışık veren lambalar kullanılmıştır.

Evlerin bazılarının içlerinde serinlik vermesi ve yangından korunmak amacıyla yapılmış olan havuzlar bulunmaktadır.

 

http://www.fotokaradeniz.com

Yorum (13) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 26/1/2008 - Sümela Manastırı

Kategori: Turkiyem

 

Kilisenin MS 375-395 tarihleri arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu'da sıkça rastlanılan Kapadokya kiliseleri tarzında yapılmış, hatta Trabzon'da Maşatlık mevkiinde benzeri bir mağara kilisesi daha vardır. Kilisenin ilk kuruluşu ile manastır haline dönüşümü arasındaki bin yıllık dönem hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atina'lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında,İsa’nın öğrencilerinden Aziz Luka’ın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryemin bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela'nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon'a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır. Bununla birlikte manastırdaki fresklerde sıkça yer alıp, özel bir önem verilen Trabzon İmparatoru III. Alexios’un (1349-1390) manastırın gerçek kurucusu olduğu sanılmaktadır.

14. yüzyılda Türkmen akınlarına maruz kalan kentin savunmasında ileri karakol görevi üstlenen manastırın statüsünde Osmanlı fethinden sonra bir değişiklik olmamıştır.  Yavuz Sultan Selim'in Trabzon’da ki şehzadeliği sırasında iki büyük şamdan buraya hediye ettiği, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, I. Selim, II. Selim, III. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman ve III. Ahmed'in de manastırla ilgili birer fermanları bulunmaktadır. Osmanlı döneminde manastıra sağlanan imtiyazlar, Trabzon ve Gümüşhane bölgesinin İslamlaşması sırasında özellikle Maçka ve kuzey Gümüşhane'de Hristiyan ve gizli Hristiyan köyleri ile çevrili bir alan yaratmıştır.

18 Nisan 1916’dan 24 Şubat 1918’e kadar süren Rus işgali sırasında Maçka civarındaki diğer manastırlar gibi bağımsız bir Pontus devleti kurmak isteyen Rum milislerin karargahı olmuş, nüfus mübadelesi ile bölgedeki Hristiyanların Yunanistan'a gönderilmesinin ardından önemini yitirerek T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yakın zamanda onarılana dek kaderine terkedilmiştir.

Yunanistan'a mübadele ile göçen Karadenizli Rumlar Veria kentinde Sümela adını verdikleri yeni bir kilise inşa etmişlerdir. Her yıl Ağustos ayında tıpkı geçmişte Trabzon Sümela'da yaptıkları gibi yeni manastırın çevresinde geniş katılımlı şenlikler düzenlemektedirler.

Restorasyon

Sümela Manastırı'nda 40 yıldır süren ve 2 milyon YTL harcanan restorasyonun sonucu pek çok sanat tarihçisi tarafından tarihi yapının çimentoyla sıvanması, yerel taş yerine Ankara'dan, Bayburt'tan taşınan taşla yapılması benzeri gerekçelerle orjinalliği bozulduğu ileri sürülerek eleştirilmiştir.

Sümela Manastırı'nda bir fresk
Sümela Manastırı'nda bir fresk

Freskler

Kilisenin içi fresklerle kaplıdır:

  • Asıl kilisenin absid kısmında, güney duvarında yukarıda Meryem'in doğuşu ve mabede sunuluşu, tebliğ, İsa'nın doğuşu, mabede sunuluşu ve hayatı, altta İncilden resimler.
  • Güney kapısında Meryem'in ölümü ve havariler.
  • Kilisenin doğuya bakan yukarı kısmında 2. sırada Genesis, Ademin yaratılışı, Havva'nın yaratılışı, Tanrı'ın tembihi, İsyan ( Adem ile havvanın yasak meyveyi yemeleri), Cennetten kovulma. 3. sırada: Yeniden dirilme, Thomas'ın şüphesi, Kabirde bir melek, Nikaia konsülü.
  • Absid kısmının dışında, yukarıda Mikail , Cebrail bulunmaktadır
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Son yazılar

ASC process systems
Kayseri Türkiye'yi uyutuyor [Bu yazıyı izle]
High Flow Range Mass Coriolis Flow Meter
International School of European Aviation
ELISEEV PALECE HOTEL
Winged luxury submarines 'fly' underwater
THE LAST DAYS OF PRIVACY
Produced Water Treatment
Sheraton Suites San Diego at Symphony Hall
AML COMPLIANCE OVERVIEW
What UC4 Workload Automation Suite
Powered by a 100MHz DSP platform using FPGA technology.
KYC compliance
Electric cars move closer to your garage
The RTOS Motto: On Time And On Budget
Robotic suit helps paralyzed walk
Huntron Scanners
To cook
Hotel Atitlan - Shadyside Inn Suites
Diamant Hotel Sydney
Royal Windsor Hotel Grand Place
The Westin Rotterdam
Luxury Villa
LUXURY YACHT
Safranbolu Evleri

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

Blogcu Yardım
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa